Ebubekir ELMALI

Yargıtay-AYM krizinin tek çözümü “yeni sivil bir anayasa”

featured
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Anayasaların işlevi devlet organlarının işleyişini ve birbirleriyle olan ilişkilerini düzenlemektedir. Ayrıca devlet ile birey arasındaki ilişkileri de düzenler. Birey devlet ilişkisi bireyin özgürlük alanının belirlenmesi açısından önemlidir. Ayrıca anayasanın ülke için en yüksek norm olması ve anayasada yer alan bir hükmün değiştirilmesinin nitelikli çoğunluklara bağlı olması diğer bir ifade ile kanunlar kadar kolay değiştirilemeyecek olması nedeniyle bireyin devlete karşı özgürlükleri anayasa ile güvence altına alınır.

 Anayasanın uygulanabilirliği içerik gereği devlet organlarının işleyişi ve birbirleriyle ilişkilerinin ihtilaf çıkmayacak şekilde somut olarak düzenlenmesine ve birey devlet ilişkilerinde özgürlükçü olup olmadığına göre değer atfedilir.

Devlet organlarının birbirleriyle ilişkilerinin net olarak düzenlenmesi devlet gibi büyük bir organizasyondaki girift ve karmaşık yapı düşünüldüğünde görev ve yetki de çakışma olmaması için anayasanın bir bütün olarak hazırlanması gerekliliğine işaret eder. Özgürlükçü bir anayasa tanımını ise tamamen kurucu iradenin vasfına göre değerlendirebiliriz.

Türkiye’de geçerli olan anayasa 1982 anayasasıdır. Bu anayasa 80 darbesini yapan irade tarafından hazırlanmış ve darbe atmosferinde referandumda kabul edilmiş bir anayasa olarak birey özgürlükleri açısından hiç bir zaman en iyisi olarak kabul edilemez. Keza 82 anayasa ile birlikte birey özgürlükleri üzerinde vesayet odakları oluşturulmuş ve anayasa sayesinde vesayet kurumsallaşmıştır.

AK Parti hükümeti yirmi yıllık iktidarında 82 Anayasası ile kurumsallaşan vesayet odakları ile başarılı bir mücadeleye girişmiştir.

82 anayasası gerek bu kurumsallaşmış vesayet odaklarıyla mücadele nedeniyle gerekse tüm dünyada değişen konjonktürel siyaset nedeniyle 1982’den bu tarafa tam 184 kere değişikliğe uğramıştır. Bir anayasanın hem de özgürlükçü olmayan bir anayasada 184 kere değişiklik yapılmasının motivasyonu çok kere hiç şüphesiz daha özgürlükçü alana kaçma mücadelesidir.

Ancak temele dokunmadan anayasayı bir bütün olarak özgürleştirmek mümkün değil. Anayasada madde bazında lokal olarak yapılan her değişiklik özel olarak bir iyileştirme sağlasa da anayasanın bütünlüğüne zarar verdi, bu durumda anayasa hükümleri arasında çelişkiye neden oldu.

Son yaşadığımız Anayasa Mahkemesi-Yargıtay arasında ortaya çıkan çelişki de işte bu yamalı bohçaya dönen 82 anayasasının yetersizliğinden kaynaklanmaktadır.

Cümlemizi somutlaştıralım. Yargıtay kararında Anayasa’nın 14. maddesine dayanırken, Anayasa mahkemesi ise Anayasanın 45. maddesindeki “Bireysel Başvuru hakkına dayanıyor. Sorun ise bireysel başvuru yolu hakkında verilen hüküm nedeniyle çıkıyor.

Anayasanın 14. maddesi bireye karşı devlet lehine bir hüküm. Hüküm devlet lehine olunca oldukça muğlak ve geniş bir şekilde kaleme alınmış. Bu hüküm 82 Anayasanın özünde olan yani darbeci ideolojinin mirası.

Anayasa Mahkemesi’nin dayandığı bireysel başvuru yolu ise 82 Anayasasının yürürlüğünden tam 30 yıl sonra 12 Eylül 2012’de AK Parti hükümetinin özverili çalışmaları neticelerinde anayasaya eklendi.

Kurucu iradenin yani anayasayı hazırlayan darbeci ideolojinin öngörmediği bir bireysel özgürlük yolu tam otuz yıl sonra anayasaya eklendi. Özel olarak faydalı bir düzenleme olsa da anayasanın ilk halinde düzenlenen bir yol olmadığı için özgürlüğü sınırlandıran hükümlerle yani anayasanın bütünlük ideolojisi ile çatıştı.

Hal böyle olunca malum AYM-Yargıtay krizine şahit olduk.

Devlet organları arasında hele hele Yargı içinde bu tarz çatışmalar elbette devlet kurumsallığını zedelemektedir.

Bundan sonra aynı çatışmaların mevcut anayasa içerisinde yaşanması mümkündür.

O halde acilen yeni bir anayasa yapılması her zamankinden daha fazla gereklidir. devlet organları arasındaki ilişkilerin ahengini sağlayan, çatışmaların önünü kapatan, daha özgürlükçü ve ilk maddesinden son maddesine kadar bütünlüğün sağlandığı yeni bir anayasa meclisin önündeki en önemli ödev olarak duruyor.

Av. Ebubekir ELMALI
HaberBiyotik.com Koordinatörü

Yargıtay-AYM krizinin tek çözümü “yeni sivil bir anayasa”

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

HaberBiyotik ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!