Prof. Dr. Onur Yaprak

LEPTİN hormununu çalıştırmadan kilo veremezsiniz

featured
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Son yıllarda vücudumuzun yeni endokrin organı olduğu keşfedilen yağ dokusu çok mucizevi işlevleri olan leptin, adiponektin, resistin,visfatin,  gibi birçok hormonları ve bazı sitokinleri üretmektedir. Bu hormonlardan birisi olan leptin tokluk hormonu olarak da adlandırılmış ve leptin direncinin obezitedeki rolü anlaşılmıştır. Leptinin ana rolü, yediğiniz ve harcadığınız kalorilerin yanı sıra vücudunuzda ne kadar yağ depoladığınız da dahil olmak üzere uzun vadeli enerji düzenlemesidir. Leptin seviyeleri düşükse veya leptin beyine ulaşmazsa, kişi aç hissetmeye devam edecektir. Tersine vücudun yağ depoları arttığında, leptin, iştahı azaltmak ve vücut yağını yakmak için beynin hipotalamus bölgesine sinyal gönderir. Bu sistem bir kişinin ılımlı bir vücut ağırlığını korumasına yardımcı olur. Leptin hormon sisteminin sorunsuz çalışması insanı açlıktan ve aşırı yemekten korur. Yağ hücreleri, beyninize ne kadar vücut yağı taşıdıklarını söylemek için leptin kullanır. Yüksek leptin seviyeleri beyninize bol miktarda depolanmış yağınız olduğunu söylerken, düşük seviyeler beyninize yağ depolarının düşük olduğunu ve yemek yemeniz gerektiğini söyler.

Obezitede vücuddaki artan yağ dokusu miktarına parelel leptin düzeyleri de artar ancak beyin leptin sinyallerine yanıt vermeyi bırakır. Buna leptin direnci denilir. Yapılan araştırmalar , yağ ve şeker oranı yüksek gıdalar ile beslenmenin leptin direncine yol açabileceğini ortaya koydu. Leptine karşı duyarsızlaşmış bir vücuda sahip olan kişilerde, artık leptinin beyne tok ya da aç olduğunu söyleme yeteneği kaybolmuş demektir. Leptin direnci olan insanlar sürekli yemek ister ve bir türlü doyduklarını hissetmezler. Bunun altında yatan neden leptini algılamayan beyin hücrelerinin vücudda yağ dokusunun azaldığını sanması ve yeme dürtüsünü artırıp  metabolizmayı da düşürerek vücudu korumaya almasıdır.. Bu yüzden kilo alımı daha da artar. Akdeniz tarzı sağlıklı beslenmeye geçilip gıdalardaki karbonhidrat yükü azaltığında leptin direncinin de kırıldığı bildirilmiştir.

Leptin direnci bir çok diyetin uzun vadede başarısız olmasının temel nedenidir. Leptine dirençli olup olmadığınızı anlamanın en iyi yolu aynaya bakmaktır. Özellikle göbek bölgesinde çok fazla vücut yağınız varsa, leptin direnciniz neredeyse kesindir.Leptin direncinin potansiyel nedenleri arasında inflamasyon, yüksek serbest yağ asitleri ve yüksek leptin seviyeleri yer alır. Üçü de obezite ile yükselir.

Leptin direnci geriye çevrilebilir mi?

Teoriler bol olsa da, leptin direncinin nasıl tersine çevrilebileceği tam olarak açık değildir. Genel olarak sağlıklı bir yaşam tarzına odaklanmanın etkili bir strateji olması muhtemeldir. Yani yaşam tarzınızı ve beslenmenizi kalıcı olarak değiştirmeniz gerekecektir. Leptin direncini yenmek için

  • Akşam yemeğinden sonra asla yemek yemeyin: Yatmadan en az üç saat önce yemek yememek, leptinin geceleri daha verimli çalışmasını sağlar
  • Asla hızlı yemek yemeyin: Vücudun çok fazla leptin üretmesini ve leptine dirençli hale gelmesini önlemek için insanlar yavaş yemelidir. Bu aynı zamanda aşırı yemeyi de engelleyebilir
  • İşlenmiş gıdalardan kaçının: Yüksek oranda işlenmiş gıdalar, bağırsağınızın bütünlüğünü tehlikeye atabilir ve iltihaplanmaya neden olabilir
  • Liften zengin besinler tüketin, lifli besinler bağırsak sağlığınızı iyileştirmeye yardımcı olabilir ve obeziteye karşı koruma sağlayabilir
  • Egzersiz: Fiziksel aktivite, leptin direncini tersine çevirmeye yardımcı olabilir
  • Uyku: Uykusuzluk veya kalitesiz uyku leptin ile ilgili problemlerde rol oynar.
  • Trigliseritlerinizi düşürün: Yüksek trigliseritlere sahip olmak, leptinin kanınızdan beyninize taşınmasını engelleyebilir. Trigliseritleri düşürmenin en iyi yolu karbonhidrat alımınızı azaltmaktır
  • Proteinden zengin beslenin: Protein, enerji düşüşlerini, aşermeleri ve kan şekeri seviyelerindeki ani yükselmeleri önleyebilir.

Leptin takviyesi işe yarar mı?

Dışarıdan leptin takviyesi almak işe yaramaz. Kilo kaybı açısından, önemli olan daha fazla leptin değildir. Beyninizin sinyali ne kadar iyi yorumladığı çok daha önemlidir. Bu nedenle, kan leptin düzeylerini artıran bir takviye almak, mutlaka kilo kaybına yol açmaz. Çoğu leptin takviyesi aslında hormonu içermez. Bu takviyelerin çoğu iltihabı azaltmak ve dolayısıyla leptin duyarlılığını artırmak için pazarlanan çeşitli besinlerin bir karışımını içerir. Bazıları alfa-lipoik asit ve balık yağı gibi bileşenler içerirken, diğerleri yeşil çay özü, çözünür lif veya konjuge linoleik asit içerir .

Prof. Dr. Onur YAPRAK
Genel Cerrahi Uzmanı

LEPTİN hormununu çalıştırmadan kilo veremezsiniz

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

HaberBiyotik ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!